EUDR uyum sürecinin ilk aşaması ürün kapsamının belirlenmesidir. Şirketler satış ve satın alma kataloglarını ilgili ürün kodlarıyla eşleştirmeli; hammaddeden nihai ürüne kadar hangi kalemlerin EUDR ile ilişkilendiğini ortaya koymalıdır. Bu analiz yapılmadan başlatılan tedarikçi anketleri, hem gereksiz veri talebine hem de kritik ürünlerin atlanmasına neden olabilir.
İkinci aşama tedarik zincirinin üretim noktasına kadar izlenmesidir. EUDR bağlamında tedarikçi adı ve ülke bilgisi tek başına yeterli olmayabilir. Üretimin gerçekleştiği arazinin coğrafi konumu, ürünün üretim tarihi, ilgili emtianın türü ve yasal uygunlukla ilgili kanıtlar gibi bilgilerin bir araya getirilmesi gerekir. Avrupa Komisyonu, EUDR’nin uygulanması için rehberler, bilgi sistemi, sıkça sorulan sorular ve sektör kaynakları yayımlamaktadır [2].
Üçüncü aşama durum tespiti ve risk değerlendirmesidir. Şirket, elde ettiği veriler ışığında ormansızlaşma, orman bozulması ve üretimin gerçekleştiği ülkedeki hukuki riskleri değerlendirmelidir. Risk yüksekse, ek belge istemek, bağımsız doğrulama yapmak, saha değerlendirmesi gerçekleştirmek veya tedarikçiyi değiştirmek gibi risk azaltma tedbirleri gündeme gelebilir. Burada önemli olan, risk azaltma kararının nedenini ve sonucunu izlenebilir biçimde kaydetmektir.
Son olarak EUDR kontrolleri satın alma ve ürün serbest bırakma süreçlerine entegre edilmelidir. Uyum kontrolü tamamlanmamış bir ürünün sipariş, ithalat veya satış aşamasında otomatik olarak işaretlenmesi, insan hatasını azaltır. Sözleşmelere veri sağlama, değişiklik bildirme ve denetim hakkı eklenmesi de önemlidir. EUDR uyumu, bir defalık belge toplama kampanyasından ziyade tedarik zincirinin süreklilik arz eden bir yönetişim sürecidir.